çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2017 Cuma

Çantasının ağırlığı maksimum ne değin olmalı!

Uzmanlar bel ve boyun fıtığı yaşının gitgide artarak düştüğünü ve ağır okul çantasının omurgada daimi hasar bırakabildiğini belirtiyor. Peki, çocukların çantalarının ağırlığı ne kadar olmalı?
Çantasının ağırlığı en fazla ne kadar olmalı!

Fizik Tedavi ve Manipülasyon Uzmanı Dr. Ali Şahabettinoğlu, bel ve boyun fıtığının günümüzde birincil-orta-lise öğrencileri aralarında görülme sıklığının arttığını belirtiyor.

17
Çantasının ağırlığı en fazla ne kadar olmalı!

Ağır çantalar çocuklarda omurga eğriliklerine sebep oluyor. Dr. Ali Şahabettinoğlu, minik yaşlarda omurgada oluşan eğriliklerin kronik boyun, omuz, sırt ve bel ağrılarına, kamburluk, bel-boyun bölgesinde kireçlenmelere, omuzlardaki düşüklük ve öne eğrilik nedeniyle bu bölgelerden geçen damar ve asap sıkışmalarına, hatta bel ve boyun fıtıklarına yol açtığını söylüyor.

27
Çantasının ağırlığı en fazla ne kadar olmalı!

Dr. Şahabettinoğlu, uzun zaman hareketsiz kalan çocukların kas gelişimi eksik olacağından omurgaya binen yükü eksilmek için, ebeveynleri çocuklarını mutlaka spora yönlendirilmeleri konusunda uyarıyor.

Peki, bir çocuğun çantasının ağırlığı maksimum ne kadar olmalı?

37
Çantasının ağırlığı en fazla ne kadar olmalı!

Dr. Ali Şahabettinoğlu, “Sırt çantaları, okul çağlarındaki çocuklarda en fazla karşılaşılan yüklenme sebebidir. Ağır uyandırmak omurgaları fazla stres ile zorlar. Bu gerginlik, çocuklarda az önce gelişmekte olan eklem, adale ve tahvil dokularında gerginliğe ve dolayısıyla ağrılara sebep olur. Bunun için sırt çantaları, çocuk vücut ağırlığının yüzde 10"undan eksik olmalı” diyen Dr. Şahabettinoğlu, çantaların uzun zaman taşınmamasını, ayakta uzun vakit kalınacaksa çıkarılmasını öneriyor.

47

Fizik Tedavi ve Manipülasyon Uzmanı Dr. Ali Şahabettinoğlu, bel ve boyun fıtığının günümüzde birincil-orta-lise öğrencileri arasında görülme sıklığının arttığını belirtiyor.

Ağır çantalar çocuklarda omurga eğriliklerine sebep oluyor. Dr. Ali Şahabettinoğlu, minik yaşlarda omurgada oluşan eğriliklerin kronik boyun, omuz, sırt ve bel ağrılarına, kamburluk, bel-boyun bölgesinde kireçlenmelere, omuzlardaki düşüklük ve öne çarpıklık sebebiyle bu bölgelerden geçen damar ve asap sıkışmalarına, hatta bel ve boyun fıtıklarına yol açtığını söylüyor.

Dr. Şahabettinoğlu, uzun süre tembel kalan çocukların adale gelişimi yetkisiz olacağından omurgaya binen yükü eksilmek için, ebeveynleri çocuklarını mutlaka spora yönlendirilmeleri konusunda uyarıyor.

Peki, bir çocuğun çantasının ağırlığı azami ne kadar olmalı?

Dr. Ali Şahabettinoğlu, “Sırt çantaları, okul çağlarındaki çocuklarda en çok karşılaşılan yüklenme sebebidir. Ağır kaldırmak omurgaları fazla stres ile zorlar. Bu stres, çocuklarda demin gelişmekte olan eklem, kas ve senet dokularında gerginliğe ve dolayısıyla ağrılara sebep olur. Bunun için sırt çantaları, çocuk ceset ağırlığının yüzde 10"undan eksik olmalı” diyen Dr. Şahabettinoğlu, çantaların uzun vakit taşınmamasını, ayakta uzun zaman kalınacaksa çıkarılmasını öneriyor.

Kaynak: Kadın Güzellik Sırları, Güzellik Sırları

Çocukları yalancıya dönüştüren ebeveyn davranışı!

Bir araştırmaya göre, katı kurallar çocukları yalan söylemeye itiyor. Oysa yalan ile çocuğun bilişsel yeteneği aralarında bir ilişki de bulunuyor. İşte ilginç sonuçları olan o araştırma…
Çocukları yalancıya dönüştüren ebeveyn davranışı!

Baskıcı, otoriter tavır sergileyen anne-babalar, genelde anlayışsız, hoşgörüsüz ve katı bir tavır içindedirler. "Zor yoluyla teftiş" veya "Sevgiyi esirgeyerek denetleme" ile çocuğun davranışları kontrol edilir. Çocuğa böylece çok kural koyarlar, fakat bu kuralların ve yapılmadığı takdirde cezanın nedenlerini açık bir şekilde belirtmezler. Benzer şekilde çocuğa çoğu davranışından daha sonra, istenen davranışını pekiştirmek için maddi ödüller verebilirler. Verilen mesaj; gerçek sevgi olmayan bir ilgidir. Bu, çocuğun kendine olan güvenini ortadan kaldıran, onun kişiliğini hiçe sayan bir tutumdur. Çocuktan itaat beklerler. Belirli kalıplar içinde, neredeyse küçük bir yetişkin yapma çabasıyla yetiştirmeye çalışırlar.

18
Çocukları yalancıya dönüştüren ebeveyn davranışı!

Otoriter bir aile ortamında yetişen çocuklar ise genel olarak; anne-babanın kurallarını yerine getirme çabasına odaklı olduklarından kendilerini açıklama edemezler, özgüvenleri hemen hemen değil gibidir. Stresli ve tedirgindirler. Sessiz, çekingen, başkalarının etkisinde zahmetsizce kalabilen çocuklar olabileceği gibi kesintisiz eleştirildikleri için de bayağılık duygusu geliştirebilirler. Bu aşağılık duygusu içindeki çocuklarda, kavgacı davranışlar ortaya çıkabilir. Olur Ya de en kötü sonucu, çocuk ile anne babanın arasındaki iletişimin azalması ve ilişkinin kopma noktasına gelmesidir. Oysa bu tutum biçiminin yol açtığı bir diğer netice daha bulunuyor.

28
Çocukları yalancıya dönüştüren ebeveyn davranışı!

Kanada’da McGill Üniversitesi bilim insanlarının yaptıkları araştırma sonucuna kadar, katı kurallar uygulayan ebeveynler çocuklarını bir yalancıya dönüştürebiliyor.
Bu araştırmaya çocukların sosyal-bilişsel gelişimleri üstüne çalışan ve bu alanda epeyce ünlü bir bilim insanı Dr. Victoria Talwar önderlik etti. Sonuçlara kadar, çocuklarına olan davranışları, koydukları kurallar, verdikleri cezalar açısından katı olan ebeveynlerin bu otoriter davranışları, çocuklarını yalancıya dönüştürüyor olabilir. Bir diğer deyişle herhangi bir suç ve özlem için zorunlu suç oluşturan ve yasaklanmış atmosferi yaratmak, çocukların bu suç oluşturan ve yasaklardan sıyrılmak için yalan söylemesine sebep oluyor.

38
Çocukları yalancıya dönüştüren ebeveyn davranışı!

Bilim insanları yaptıkları araştırma kapsamında, efektif genç yalancıları atamak için tasarlanmış ‘’Röntgencilik Oyunu’’ adını verdikleri bir deneme geliştirdiler. Bu testi, birisi epeyce katı kurallara ve diğeri de daha elastik kurallara sahip iki okuldaki öğrencilere uyguladılar. Öğrencilerden, bu test dahilinde arkalarındaki gürültü yapan nesneyi bakmadan tahmin etmelerini istediler.
Bu tahmin oyunundaki kayda değer nokta ise çıkardığı sesten ne olduğu varsayım edilecek nesnelerin sonuncusunun doğal sesinden fazla daha farklı bir ses çıkartıyor olması. Yani deneme uygulanan bireyin birincil nesneleri varsayım etmesi basit iken son nesneyi varsayım etmesi için göz ucuyla bakması gerekiyor. Mesela eğer son nesne basketbol topu ise ve bu toptan meydana çıkan ses kumbara sesi ise bu nesnenin ne olduğunu varsayım eden çocuğun göz ucuyla nesnenin ne olduğuna baktığı çıkarımı kolaylıkla yapılabilir.

48

Baskıcı, otoriter tutum sergileyen anne-babalar, genelde sevimsiz, hoşgörüsüz ve katı bir davranış içindedirler. "Güç aracılığıyla yoklama" ya da "Sevgiyi esirgeyerek denetim" ile çocuğun davranışları denetleme edilir. Çocuğa o kadar çok kaide koyarlar, ama bu kuralların ve yapılmadığı takdirde cezanın nedenlerini açık bir şekilde belirtmezler. Benzer şekilde çocuğa çoğu davranışından sonra, istenen davranışını pekiştirmek için maddesel ödüller verebilirler. Verilen mesaj; reel sevgi olmayan bir ilgidir. Bu, çocuğun kendine olan güvenini ortadan kaldıran, onun kişiliğini hiçe sayan bir tutumdur. Çocuktan itaat beklerler. Belirtilmiş kalıplar içinde, neredeyse küçük bir yetişkin yapma çabasıyla yetiştirmeye çalışırlar.

Otoriter bir aile ortamında yetişen çocuklar ise çoğunlukla; anne-babanın kurallarını yerine getirme çabasına odaklı olduklarından kendilerini açıklama edemezler, özgüvenleri az daha yok gibidir. Stresli ve tedirgindirler. Gürültüsüz, utangaç, başkalarının etkisinde zahmetsizce kalabilen çocuklar olabileceği gibi sürekli eleştirildikleri için de aşağılık duygusu geliştirebilirler. Bu aşağılık duygusu içindeki çocuklarda, agresif davranışlar ortaya çıkabilir. Olur Ya de en kötü sonucu, çocuk ile anne babanın arasındaki iletişimin azalması ve ilişkinin kopma noktasına gelmesidir. Oysa bu davranış biçiminin yol açtığı bir diğer netice daha bulunuyor.

Kanada’da McGill Üniversitesi bilim insanlarının yaptıkları araştırma sonucuna göre, katı kurallar uygulayan ebeveynler çocuklarını bir yalancıya dönüştürebiliyor.
Bu araştırmaya çocukların sosyal-bilişsel gelişimleri üzerine çalışan ve bu alanda oldukça meşhur bir bilim insanı Dr. Victoria Talwar liderlik etti. Sonuçlara tarafından, çocuklarına olan davranışları, koydukları kurallar, verdikleri cezalar açısından katı olan ebeveynlerin bu otoriter davranışları, çocuklarını yalancıya dönüştürüyor olabilir. Bir başka deyişle herhangi bir suç ve özlem için gerekli cinayet ve yasaklanmış atmosferi yaratmak, çocukların bu canice ve yasaklardan sıyrılmak için yalan söylemesine sebep oluyor.

Bilim insanları yaptıkları araştırma kapsamında, efektif genç yalancıları devretmek için tasarlanmış ‘’Röntgencilik Oyunu’’ adını verdikleri bir test geliştirdiler. Bu testi, birisi oldukça katı kurallara ve diğeri de daha elastik kurallara sahip iki okuldaki öğrencilere uyguladılar. Öğrencilerden, bu deneme dahilinde arkalarındaki gürültü yapan nesneyi bakmadan tahmin etmelerini istediler.
Bu tahmin oyunundaki önemli nokta ise çıkardığı sesten ne olduğu varsayım edilecek nesnelerin sonuncusunun doğal sesinden çok daha farklı bir ses çıkartıyor olması. Yani test uygulanan bireyin birincil nesneleri tahmin etmesi basit iken son nesneyi tahmin etmesi için göz ucuyla bakması gerekiyor. Mesela eğer son nesne basketbol topu ise ve bu toptan çıkan ses kumbara sesi ise bu nesnenin ne olduğunu tahmin eden çocuğun göz ucuyla nesnenin ne olduğuna baktığı çıkarımı kolaylıkla yapılabilir.

Kaynak: Kadın Güzellik Sırları, Güzellik Sırları